işte tam da bu sebeple, havaalanlarını sevmemişimdir.
o buruk ayrılıklar ve pasaport geçişte gözden kaybolanlar.
eve dönüp işe verdim kendimi. bitmek üzere olan bahar
ve giden güzel insanlar, zamanlar ardından.
yapmamı söyler gibiydi içimdeki ses.
üzerimizdeki kocaman kış cesedini atıp silkinmek ve yenilenmek için.
direnmedim.
yorgunluğa teslim olmak uğruna.
varlığını bile unuttuğum giysilerim ve cinsini cemalini bile yıllar önce kayboldu sanıp hafızamdan sildiğim ayyakkabılarımı da buldum üstelik!
bon voyage mon chérie!
a bién tout a septembre!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder